gazeteci mehmet saraç kızıyla anılarını bir kitapta topladı

Kızına hem babalık hem annelik yapan gazeteciden ders gibi kitap

Mehmet Saraç uzun yıllardır medya sektörüne emek veren bir gazeteci. Eşiyle yollarını ayırdıklarında kızı henüz küçük bir çocuktu. Saraç ve eski eşi yollarını ayırmalarına rağmen kızlarını ne anne ne de baba özlemi yaşatmadan büyütmeye özen gösterdiler.

A+A-
Kızıyla geçirdiği zamanlarda mutlaka evinin mutfağına giren ve ona birbirinden güzel yemekler yapan Mehmet Saraç hem bu yemekleri hem de anılarını bir kitapta topladı.
Daha önce Urfa’da geçen çocukluk ve ilk gençliğini "Canlarına Değsin" adlı ilk kitabında yine bölgenin mutfak kültürüyle birlikte anlatan Saraç’ın ikinci kitabı olan Babiş’e Yemekler Cinius Yayınları’ndan çıktı.
Mehmet Saraç, Babiş’e Yemekler’de; kızlarını terk eden, onları babasız bırakanlara, kızıyla yaşadığı yirmi yılı anlatarak adeta ders veriyor. Saraç bu yıllar içinde kızına yaptığı yemekleri, aldığı övgüleri ve yergileri; aralarında geçen unutulmaz diyalogları, akıcı ve duru Türkçesiyle okurlarla buluşturuyor.

Bayramları sevmeyiz!

Çocukların olsun bari




Bayramları sevmeyiz; “23 Nisan “ Çocuk bayramı”nda okulumuzla “resmi geçit”e katılıp eve döndüğümüzde kapımıza dayalı bir tabut gördüğümüzde, “ Annen öldü” dediklerinden;

“Kurban Bayramı”nda giyecek “yeni” ayakkabılarımız olmadığından, annemiz eski bir ayakkabımızı
 ‘’genişleyip ayağımıza olsun” diye avludaki havuza atıp bizi geçmek bilmez dakikalarca beklettiğinden, bu yüzden dönme dolaba, salıncaklara ve kurban kesildikten sonra yapılan kavurma ve tike kebabına(1) yetişemediğimizden; ‘’Şeker Bayramı”nda mezarlık ziyaretinde,



 annemizin göğsünün üstündeki kurumuş otlar arasında bir şeker bulup da ‘’Annemiz bize şeker saklamış’’ diyerek gözlerimiz şişene kadar ağladığımızdan; bayramlarda  bir gün bile  ‘’çocuk” olamadığımızdan, bayramları sevmeyiz, "Bayramlar çocukların olsun bari” deyip onları sevindirmek isteriz.