'En iyi döner'i yine yiyemedik...

Siz siz olun her denilene inanmayın. Yoksa yaşadıklarınız kulağınıza küpe olur ki bir zaman gelir, kulağınızda küpe takacak yer kalmaz!

Bizdeki hesap yani. Kulağımız kevgire döndü.

Geçenlerde gazetenin birinde çarşaf gibi bir ilan gördük: En iyi döneri biz yapıyoruz!

Son zamanlarda dönere taktığımızdan söz konusu olunca heyecanlandık tabii… Üstelik adres olarak ‘Beşiktaş’tayız’ mesajı veriliyor ki bu bizim için önemli.

Çünkü daha önce yine birilerinin ‘Olağanüstü’ lafına kanıp, Beşiktaş’ta bir döner deneyimimiz olmuş büyük bir hayal kırıklığı ile mekanı terk etmiştik.

‘Bakarsın bu kez şans yüzümüze güler, çarşı içinde iyi bir dönercimiz olur’ diye düşündük düştük yollara…

Beşiktaş çarşı içi yine her zamanki gibi kıpır kıpırdı. Hele de daha önce hayal kırıklığı yaşadığımız dönerci dükkanının önü.

Anlaşılan dönerden anlamayan bir tek biz kalmışız neredeyse bütün İstanbul o ‘meşhur’ dönercinin önünde…

Neyse lafı uzatmayalım gelelim bizim yeni döner maceramıza…

Dükkanın adı Kasap Döner… Hemen çarşı içinde kartal heykelinin arkasında…

Dükkana girdik ki içi şanlı Beşiktaş’ın iki renginden birine boyanmış. Etrafta göz gözü görmüyor. Her yer kapkara…

Masalar desen yeni adet üzere kısa, etrafı da yerinden kalmayan kürsülerle çevrili. Biz bilmiyoruz ama bu konsept hamburgecilere özentiymiş. Gençler öyle diyor yorumlarında...

Ve masalarda bir başka sürpriz daha bekliyor sizi: ipad’lar…

Ve süprizler sürüyor hemen elinizin altında plastikten ketçap ve mayonez şişeleri var yine masalarda.

Başımıza neler geleceğini hemen anladık ama iş işten geçmişti. Biraz sonra fazla ‘savruk’ bir garson tepemize dikildi ve sordu ‘Ne yermişiz?’ ‘dönerimizi nasıl alırmışız? 100 gram mı? 120 gram mı? yoksa dürüm mü?’

120 gramlık döner çekici geldiğinden onu söyledik ve başladık beklemeye…


Döner geldiğinde önce birinci şok dalgası sardı masayı; bir kere döner metal tabaktan, porselen tabaktan; tahta, düz bir pizza tahtasına terfi etmiş sonra yine son yılların modası olan bir lavaşın üstüne yatırılmış, bir lavaş da yanlarına bükülüp bırakılmış ve yine son yılların modası icabı yanına taaa sabahtan kızartıldığı belli soğuk birkaç patates serpilmiş yanlarına da birkaç dilim domates ve bir yarım biber atılmış. Bu arada fotoğraf bizim değil çünkü ‘sinir’den çekmedik!

İkinci şoku ise bırakın ‘en iyi döneri yedireceğiz’ iddiasını bir yana, dönerin kendisini gördüğümüzde yani kara, yanmış döner dilimlerini ağzımıza attığımızda yaşadık ama çoktan iş işten geçmişti.

Gelen döner, bırakın ‘en iyi’ iddiasını sertlikten, kuruluktan yenmiyordu bile üstelik 120 gram da şüpheliydi.

Yani yine diyoruz ki, ‘Siz siz olun her lafa kanmayın iyi döner için Beşiktaş Çarşı’dan uzak durun.’

4 yorum:

  1. Merhaba, Maltepe dönerci Ali de yediniz mi döner? İlk gittiğinizde otogar gibi kalabalık geliyor ama ne zaman gitsek hep güzel döner yedik. Tavsiye ederim.
    Dilek

    YanıtlaSil
  2. dilek hanım ali'yi duyduk ama denemedik. en kısa zamanda gideceğiz. bu arada biz celal usta'yı denedik.

    sevgiler

    YanıtlaSil
  3. Bizde Celal Usta'yı deneyelim o zaman.. Yeri ne tarafta acaba?
    Teşekkürler.
    Dilek

    YanıtlaSil
  4. beylikdüzünde enbey döneri şiddetle tavsiye ederim

    YanıtlaSil