İki Köfte İki Piyaz Kaç Lira?

iznikrehber.com adlı internet sitesinde İznik için deniyor ki,


‘Kendine özgü iklimiyle,

- Yaz - kış demeden bereket saçan toprağıyla,

- Doğal güzelliğiyle,

- Tarihi ve kültürel zenginliğiyle,

- Her türlü sebze ve meyvenin yetiştiği bir kent olmasıyla, (Adeta bir sebze ve meyve ambarı)

- Adını verdiği gölüyle,

- Dünyaca meşhur çinileriyle,

Turizm sektörü açısından son derece önemli bir merkezdir. Yeşil dokusu, zeytinlikleri, bağları ve bahçeleriyle adeta bir cenneti andırmaktadır. Günümüze kadar ayakta duran anıtsal eserleriyle hemen herkeste hayranlık uyandırmaktadır.’

Bu laflar bire bir doğru; bizzat hepsini test ettik, onayladık;


‘bereket saçan toprağı’nda yıllardır kaybettiğimiz sukabağı’nı bile bulduk;


eşsiz gölünün kenarında sarı sazan yedik;


manzara karşısında hülyalara daldık;


her biri birbirinden güzel camilerini, hanlarını hamamlarını gezdik; dört bir yandaki sur kapılarına gittik, altlarından geçtik.

Buraya kadar her şey tamam, lakin iznikrehberi.com’un unuttuğu bir şey var ki o da Köfteci Yusuf!

Arkadaş bir köfteci bu kadar mı kalabalık olur? Hadi kalabalık oldu diyelim, hiç mi servis aksamaz? Hiç mi bir köftenin lezzeti bir başkasından başka olmaz; piyazın yumurtası eksik konmaz, yağı limonu unutulmaz?


Hayır bunların hiç biri olmuyor Köfteci Yusuf’ta her şey tıkır tıkır makine gibi işliyor. Çok kısa sürede karnınız doyuyor hatta beş köfte fazla bile geliyor sonunda gözünüz ve gönlünüz doymuş olarak yığılıp kalıyorsunuz masada.


Şimdi gelelim bu yazının konusuna; efendim Köfteci Yusuf’ta köftemizi, piyazımızı yedik, ayranımızı içtik hatta zaman zaman ipin ucunu kaçırıp kızarmış ekmekleri zeytinyağına yatırılmış biber salçasına fazlasıyla bandık; ikram edilen çayı da içtik ve hesabı istedik.

Hesap geldi gelmesine ama içimizden, ‘İşte şimdi bir yanlış yakaladık, üstelik hesap yanlış’ dedik, garson kızımızı çağırdık yanımıza ki ne yediğimizi ne içtiğimizi yeniden hesaplasın.

Geldi sevimli garsonumuz, her bir kalemi tek tek sordu; biz de tek tek yazdırdık ki söylediklerimizi alt alta yazsın toplasın:

- İki köfte, iki piyaz, iki ayran!

- 20 lira efendim!

- Nasıl yani hesapta bir yanlışlık yok mu?

- Yok efendim!

Bizim aklımız fikrimiz bu hesap kitaba bu fiyat politikasına ve de bu ucuzluğa ermedi!

Peki siz ne dersiniz? Biz bir başka ülkede mi köfte piyaz yedik ayran içip 20 TL ödedik! Bu hesapta bir tuhaflık yok mu?

Hamiş; İznik iyi hoş da yalnız her güzel gibi bir kusuru var ki, affedilir, görmezden gelinir gibi değil. İstersen onu da bir başka yazıda aktaralım, ne dersin?

2 yorum:

  1. İznik'te yenen etin lezzeti de bir başka oluyor. Ya zeytinyağına ne demeli çıbrıkaya banıp banıp yenen? İyi gezmeler olsun hocam. Kusuru anlatacağınız yazıyı da merakla bekliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim... kusur sizi de üzecektir eminim. ancak ne yapalım ki ülkemiz böyle..

      Sil