Harem-i Hümayun Sergisi, Şehzade Donu ve Doğum İskemlesi

Hava sıcak hem de çok sıcak; üstelik İstanbul’da bir de trafik çıkmazı var ki hangi yana seğirtsen, seğirtilecek gibi değil; tam bir, bir delinin kuyuya attığı, kırk akıllının çıkartamadığı taş gibi trafik, gittikçe daha çözülmez bir hal alıyor.

Eee ne yapalım öyleyse?

Bizce yürüyelim vapura binelim, inelim yürüyelim; metroya binelim, inelim yürüyelim; otobüse binelim, baktık çıkmaza denk geldi, inelim tekrar yürüyelim; nasıl olsa menzile varır bir de üstüne üstlük sinirimiz yerli yerinde durur, tepelere tırmanmaz.

Ancakkk bir şişe suyu bir de şapkayı unutmayalım hele ki üstümüzde de hafifinden pamuklu bir tişört varsa artık bütün yollar bizim.

Peki madem yürüyoruz, o zaman şu günlerde İstanbul’da kaçırılmaması gereken bir sergi var ki adı Harem-i Hümayun Sergisi.

Tarihin şu günlerde çokça kitaplarda, dizilerde, filmlerde, tartışma programlarında boy gösterdiği bir dönemde sergi pek ilgi çekeceğe benzer.

Zaten düzenleyenlerin iddiası da şu ki, ‘’Türkiye’de ve dünyada Harem konusunda eksik ve hatalı bilgiler var; bunların düzeltilmesi gerekiyor.’

Sergiyi düzenleyenler bu eksik ve hatalı bilgileri gidererek ‘Harem’in hiç bilinmeyen yönlerini gerçeğe uygun olarak anlatmak’ istiyor.

Ancak sergi bu iddiaları ne kadar karşılıyor, akıllardaki sorulara ne kadar yanıt veriyor? Bilmiyoruz.

Bizim bildiğimiz sergiden memnun ayrıldığımız. Düzenleyenlerin ellerine sağlık.


16 - 19. yüzyıl aralığında kullanılan 300 objenin sergilendiği sergi dört ana bölümden oluşuyor.

İlk bölümde Harem’in inşa dönemleri minyatürler, gravürler ve planlar eşliğinde anlatılırken;


ikinci bölümde yine mimarideki hiyerarşik düzene uygun olarak Harem’in koruyucuları ve hizmetlileri olan haremağaları ve cariyeler teşkilatına yer veriliyor;

üçüncü bölümde has odalıktan hasekiliğe ve nihayetinde valide sultanlığa yükselen padişah kadınları,


kız ve erkek çocukları ile kız kardeşlerinden oluşan hanedan üyelerinin Harem’deki yaşamları, eğitimleri, hiyerarşideki yerleri vurgulanıyor.

Sergi, Harem’deki günlük yaşamın, eğlencelerin ve geleneklerin çeşitli objelerle tanıtımıyla sona eriyor.

Harem-i Hümayun Sergisi, Topkapı Sarayı Müzesi II. Avlusunda yer alan Has Ahırlar Sergi Salonu’nda ve 15 ekime kadar açık kalacak.

Harem Dile Geliyor


Bu arada BKG ve TAV Havalimanları’nın ana sponsorluğunda Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü tarafından hazırlanan sergi süresince yan etkinlik olarak da Prof. Dr. Nurhan Atasoy, Prof. Dr. Gül İrepoğlu, Dr. Mehmet Kalpaklı ve Dr. Deniz Esemenli gibi tanınmış bilim insanlarının Harem hayatını anlatacağı seminerler hayata geçiriliyor.

Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı tarafından ilk seminerin verildiği program, sergi süresince Topkapı Sarayı Müzesi Seminer Salonu’nda, Salı günleri 14.30 – 18.00 saatleri arasında gerçekleştiriliyor.

Seminerlere kayıt olmak için Antonina Turizm’in 0 212 292 28 74 – 75 numaralı telefonunu aramak yeterli…

Seminerler:

17 Temmuz 2012

Dr. Mehmet Kalpaklı

"Sarayın Bir Kültür Merkezi Olarak Harem"


24 Temmuz 2012

Doç. Dr. Deniz Esemenli

"Karmaşık Bir Bütünlüğün İfadesi Olarak Harem Mimarisi"


31 Temmuz 2012

Prof. Dr. Nurhan Atasoy

"İhtişam ve Zarafet: Harem’de Giyim Kuşam"


4 Eylül 2012

Prof. Dr. Nurhan Atasoy

"İhtişam ve Zarafet: Harem’de Giyim Kuşam"


11Eylül 2012

Prof. Dr. Gül İrepoğlu

"Harem ve Mücevher"


18 Eylül 2012

Doç. Dr. Deniz Esemenli

"Karmaşık Bir Bütünlüğün İfadesi Olarak Harem Mimarisi"


25 Eylül 2012

Dr. Mehmet Kalpaklı

"Sarayın Bir Kültür Merkezi Olarak Harem"






2 yorum: