Taa Fatih'ten Kalma Bir Lezzet: Fatih Sarması

‘Fatih’te bir küçük dükkan. Vitrininde sarı sarı tatlılar. Fatih sarması bunlar…

Adını bulunduğu semtten ya da bir başka söyleme göre İstanbul’un fatihi, Fatih Sultan Mehmet’ten alan bu tatlıların yani nereden baksanız 500 yılla yakın bir geçmişleri var. Öyle diyorlar.

Ve bilinler bizim gibi ilk kez karşılaşmayanlar bu asırlar asırlar öncesi yapılan tatlıya hala bayılıyor, ne yapıp edip yollarını Fatih Camii’nin arka kapısına düşürüp nefislerini köreltiyor.


Yoğurt, un, şeker, kayısı marmeladı, hindistancevizi ve antepfıstığı ile yapılan Fatih sarması, bir oturuşta bir kilo yense bile midede şişkinlik yapmıyormuş. Bundan olsa gerek ki rivayete göre isim babası, İstanbul Fatihi Sultan Mehmet her yemekte bu tatlıdan istermiş.

‘Rosto tatlı’ da denilen bu tatlı, şimdilerde çok fazla kişi tarafından bilinmese de yine de meraklısı eksik değil Fatih Sarmacısı’nda.


Dükkana ilk kez gelenler tıpkı rosto gibi dilim dilim kesilip yenen sarmanın tadına bakarken, bir yandan da geçmişi hakkında anlatılanları büyük bir merakla dinliyor.

Dededen oğlu geçen ve yaklaşık yüz yıllık geçmişi olan bir dükkanda satılan Fatih sarmasının en büyük özelliği, tatlıyı yapan Ahmet Özcan tarafından ‘yağsız oluşu’ diye açıklanıyor.

İstanbul’da Fatih’ten başka hiçbir yerde satılmayan ama taklitlerinin de çok olduğu öne sürülen bu ‘asırlık tatlı’ kışın kaymak isterseniz yanında sıcak bir bardak çay eşliğinde iyi giderken, yazın da dondurma ile tadı çıkarılıyormuş.


Fatih Sarmacısı’nda isteyene başka tatlılar da var. Ancak hem Fatih’e kadar gitmiş hem de Fatih sarmasını şimdiye kadar tatmamışsanız siz siz olun önceliği bu ‘tarihi’ tatlıya verin.



Daha Büyük Görüntüle

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder