Bir Olağanüstü Kent / Kastamonu 3

‘Cennet’in nasıl bir yer olduğunu bilmiyoruz ama Kastamonu’yu gördükten sonra ‘Olsa olsa cennet böyle bir yerdir’ dedik.

Gidip görün Kastamonu’yu ya da en azından aşağıdaki fotoğraflara bakın bize hak vereceksiniz.


Bu güzellikleri seyretmek kuş seslerini doyasıya dinlemek için yolumuzu uzatıp Tosya – Kastamonu arasını eski yoldan kat ettik. İyi ki de etmişiz.


Neredeyse her yan Windows fotoğrafları gibiydi.


Kamerayı hangi yana çevireceğimizi şaşırdık;


Bol bol fotoğraf çektik;


Soluklanmak istediğimizde ise Beş Çeşme’de Baraka’da insan çatlatan soğuk sulardan içtik;

‘Gerçek’ diye anlatılan hikayeler dinledik;


‘Adamın biri Kastamonu’nun meşhur yağlı yüzlü tiridini yemiş ardından da Tosya’ya doğru yola çıkmış. Bir süre yol gittikten sonra içi yanmış, yol üstündeki Baraka Çeşmesi’nin soğuk suyuna ağzını dayamış; kana kana içmiş.

Adam hararetini dindirmiş ama gelin görün ki su o kadar soğuk o kadar soğukmuş ki içtiği su yediği yağları dondurmuş, çatlayarak ölmüş!’

Allah’tan bizim karnımız açtı da Baraka’nın soğuk suyunu korkmadan içtik, yola koyulduk.

Bu arada ‘Kastamonu bir cennet’ diyoruz ya deminden beri yoksa ki Tosya – İstanbul yolu üzerinde ‘cennet içinde bir başka cennet’ varmış ki ancak rastlayınca anladık ‘cennet’ neymiş.


Adı Dipsizgöl.


İçinde göl üstüne uzanmış bir restoranı bir de moteli var. Hemen unutmadan söyleyelim eğer ki bu cennette kalmak isterseniz sevap yerine burada para geçerli unutmayın.

Ancak para dedikleri de öyle aman aman paralar değil. Sizin için işletme sahibi fiyat verdi der ki, ‘Hafta içi oda, kahvaltı, öğlen ve de akşam yemeği dahil 70 TL; yok hafta sonu kalmak isterseniz bütün bunlar 90 TL.’

Bu eşsiz göl manzarasına karşı yemek içmek tabii ki çok keyifli ama bir de fotoğraf çekiyorsanız Dipsizgöl’de şaşkına dönüyorsunuz.

Her yan yüzlerce kare çekilecek görüntülerle dolu.


İster bizim yaptığımız gibi her şeye kamerayı doğrultun;


İsterseniz bir banka oturup, bir bardak soğuk biranın içine yansıyan eşsiz doğanın tadını çıkarın;

Ya da işletmecinin vaat ettiği gibi;


‘Sıcacık bir aile ortamı içerisinde, dağ havasıyla mangal keyfi yapın.’


‘Cennet’ dedik de aklımıza geldi, yolda Adem’le Havva’yı ‘Cennet’ten kovduran yılana bile rastladık, iki adımda bir gördüğümüz tilkileri, sincapları ise saymıyoruz bile.

Ha bu arada hemen belirtelim ki neredeyse ‘Ayu çıkabilir daş düşebilir’ deyişi gerçek oluyordu Kastamonu’da.


Daş bir gece geçirdiğimiz dağ köyünde kafamıza düşecek kadar yakındı; ‘ayu’ya ise ne yazık ki rast gelmedik. Keşke yüzünü gösterip bir ‘merhaba hoş gelmişsiniz’ deseydi. Hava sıcaktı belki ondan ortalıklarda yoktu, ayucuklar.

Hamiş yavaş yavaş tarihi konaklara, camilere sıra geliyor haberin olsun.

2 yorum:

  1. tek kelimeyle süperr

    YanıtlaSil
  2. teşekkürler adsız kardeş. süper olan kastamonu...

    YanıtlaSil