Kalecik Karası ve cevizli ekmek...


Beypazarı-Kalecik arası, mevsimlerden kışsa hele de kar yağmışsa göz açıp kapayıncaya kadar çabuk geçiyor.


Yol boyunca manzaranın tadını çıkara çıkara yolculuk etmek insanı mest ettiği gibi yol üzeri lezzet durakları da bazen cevizli ekmekle-bal-tereyağı


bazen de taş fırın ekmeğiyle yoğurt sunuyor ki tatlarını yazıyla anlatmaya kalkmaz akıl karı değil.


Neyse yedik içtik sıra geldi Kalecik’in kendisine…

Efendim Kalecik, Kızılırmak vadisinde ve Anadolu’nun bir zamanlar en önemli yol güzergahlarından biri üzerinde kurulu. şirin küçük bir ilçe.

Tarihi 4 binli yıllara uzanıyor. Zaman içinde Büyük İskender’in ardından da Doğu Roma İmparatorluğu’nun hakimiyetine girmiş.

1071 Malazgirt savaşı ile Türklerin Anadolu’ya yerleşmeye başlamasından sonra da Kalesi 1075’te, Selçuklu Türkleri tarafından zapt edilmiş. Kaleye dolayısıyla kente daha sonra Yıldırım Bayezid zamanında da Osmanlılar hakim olmuş.


İlçeye hakim bir konumda sarp bir kaya kütlesinin üstünde kurulu kale Romalılar’dan kalmış Osmanlı zamanında da onarım görmüş...


Kalecik topraklarının büyük bölümü kırmızı-kahverengi. Kızılırmak çevresinde yer alan bu topraklar bol miktarda kalsiyum içeriyor ve ilçeyi saran Kızılırmak’ın oluşturduğu özel mikro klima bu toprak özelliğiyle birleşince, Kalecik Karası’na Türkiye’nin en önemli kırmızı şarapçılık üzümü özelliğini sağlıyor.


İşte bu özel üzümün testini Vinkara tesislerinde yaptık başka Kalecik Karasının ardından da Öküzgözü, Boğazkere, Emir, Narince’nin geliştirilerek nasıl tatlar oluşturduğunu test edip kendimizi akşamın alacasını seyrederken bulduk.

Sağlıkla...


2 yorum:

  1. Un lugar para visitar ,fotografías preciosas
    Un abrazo

    YanıtlaSil
  2. Bloğunuzun çok ilgi görüceğini düşünüyorum Nowahala telekom olarak başarılar dileriz.

    YanıtlaSil