kokoreç'in şehvetli çağrısı / kral kokoreç



Karın tokluğuyla açlık arasında olmak, gidip gelmek sokaklarda macera yaşamak için en uygun zaman dilimidir!


Her türlü yiyecek aklınızı çelmeye çalışır, her şeyi canınız çeker! Acaba bir tane acılı lahmacun mu yeseniz yoksa çeyrek kokoreç mi yoksa yoksa az kıymalı börek, az pilav üstü döner, bir tek ıslak hamburger mi? Belki de cağ kebap ama tek şiş, köfte olursa da yarım porsiyon, balık ekmek ama çeyrek, midye dolmaya rastlarsan deniz kenarında üç ya da dört tek ve limonu sen sıkacaksın üstlerine!

Yeter ki karar verin! Ancak bir türlü karar veremezsiniz. Çünkü bütün bu yiyeceklerin nerede nasıl yenildiği de önemlidir. Sokak lezzetleri kadar sokağın kendisi de sizi çeker.

“Sirkeci’de ol, Büyük Postane’nin yanından geç de Kral Kokoreç’in önüne dizilmiş küçük masalara kurulma” durumu gibi.

Alçak masalar hele de üstlerinde duran küçük acı biberler, bizi her seferinde kendilerine çağırır. Biz de bu çağrıya ilgisiz kalmaz karşılık veririz.

Yoksa derdimiz kokoreç değil!

Bu arada bir kez daha farkına vardık ki “kokoreç’i kokoreç yapan; karın topluğunun açlıkla yaptığı mücadelenin tam ortasında olma durumu, kekiği, pul biberi; tezgahta kıtır kıtır doğranması ve de taze ekmek arasında yoksa da ısıtılan ekmekle sunulması,” durumudur.

Bir de bunlara açlığınız, müthiş kabaran iştahınız, fena sulanmış ağzınız eklenince kokoreçin şehvetli çağrısına kayıtsız kalamazsınız, biraz sonra parmaklarınızın arasındadır. Öpücüklere boğar sonra da dişler dişler dişler kendinizden geçersiniz!

Afiyetle…



Hamiş; Sirkeci’ye git, Büyük Postane’yi bul işte orda Kral Kokoreç. Adresi de Büyük Postane Caddesi N 54. Tel: 0 212 513 64 93

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder