goralı!

sonunda gittik! gorolı’nın tostlarından yedik! hem de goralı!

goralı taa 45’lerde kurulmuş fındıkzade’de; adını uzun zamandır duyardık ama gidip de tostlarından yemek ancak nefsi boğazından hırıltıyla çıkan arkadaşımızın, “sessiz” ısrarıyla oldu!

sabah işyerine geldi, ki daha sabahın dokuzu, onun için çok çok erken bizimse uyanalı ve de işe başlayalı bir sürü saatlerimiz olmuş; bir canlı yayın bitmiş bir tanesi başlamak üzere! üstelik sabahın altısında domatesli / kaşarlı yarım ekmek tostumuzu yiyip, üstüne de bardak bardak büyük çaylar içmişiz. ancak ne fayda ki arkadaşımız açlığını goralı’ya saklamış!

neyse uzatmayalım, program biter bitmez soluğu istanbul’un sıcak mı sıcak havasıyla, yolda aldık!

yol uzun ama Allah’tan istanbul’da manzara bol, sağa bak sola bak vakit geçiyor!

ahhha maçka, bir arkadaşımızın evinin önünden geçiyoruz ama şimdi uğrayıp da “kahveye geldik!” demek yeni damatlık durumu nedeniyle yakışık almaz!

uzatmayalım, sonunda goralı’nın önüne geldik, açık! oysa geçen pazar gelmiş kapalı bulmuştuk! yani sözün burasında şunu demek isteriz ki pazar olduğunu bile bile; kapalı olduğunu bile bile kapısına kadar gelmiş, üstelik yolda iddiaya tutuşmuş ve iddiayı kazanmıştık! yani arkadaşımıza “kapalıdır oğlum pazarları!” yalvarışlarımıza aldırış etmemişti!

goralı pek fiyakalı bir dükkan! duvarlarında köklerinin fotoğrafları asılı, siyah beyaz!

dükkan tertemiz ama boş çünkü saat daha on iki! ilk müşteriler geldi diye de pek oralı değil goralılar! biraz kendi hallerinde biraz da “suratsızlar!”

nasıl olsa “müşteri, her zaman müşteridir, gelir giderler nasıl olsa” havasındalar!

bizim derdimiz ise goralılar değil goralı!


goralı’da yiyecek seçeneği bol:
goralı, kadınbudu, ciğerli, sucuklu, salamlı, füme dilli ve de köfteli...
içecek de ayran, kola ve de su! a
ancak bizim arkadaş “karıştırıcı” olmadığından kesin kararlı, “üç goralı, iki ayran!” dedi ve perdeyi açtı!

geldi goralar ki, ısıtılmış tost ekmeği içinde salam, turşu, yoğun patatesli rus salatası var! ah keşke tost ekmeğini biraz fazla ısıtmasaymışlar ama ne gam! arkadaşımız neredeyse kömür olmuş yiyecekler sever!

biz bir goralıyı yerken arkadaş iki goralı yedi; “üçüncüsünü şimdi ısmarlar!” dememize kalmadı, garsona el işareti yetti, geleni de afiyetle yedi!

goralı güzeldi ancak yaz sıcağında değil!

afiyetle...

hamiş; goralı fındıkzade'de.. adresi de şöyle: seyyid ömer mahallesi kızıl elma caddesi 24
tel: 212 589 90 67

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder