kim boyadı?


İlk sevgilinin gülüşüne benzer
Bir Nisan havası değil mi esen?


Zincirlere, kelepçelere inat,
Kanatlarımı açmak zamanıdır;
Allaha ısmarladık kaldırımlar.
Giyenler düşünsün dar elbiseyi,
Ölçülü sözü, hesaplı adımı
Ben kurtuldum kafeste kuş olmaktan;
Saltanat sürer gibi uçuyorum,
Erik ağacı gelin olduğu gün.
Hayranım bu şehrin bacalarına
İrili ufaklı hep bir ağızdan.
                                                       
                                                       Nasıl derinden bu gökyüzüne doğru
Bir türkü söylüyorlar öyle sessiz!
Dumanın daim olsun güzel baca!
Yuvası saçakta kalan kırlangıç,
Yavrusu dallara emanet serçe,
Derken camiler üstünde güvercin
Minareler katından geçiyorum
Gökyüzü mahallesi İstanbul’un
Süt beyaz bir martıyım açıklarda
Gemilere ben yol gösteriyorum,
Buğday ve ilaç yüklü gemilere
Bir kanat vuruşta bulutlardayım;
Bir süzülüşte vatanım dalgalar!

Cahit Sıtkı Tarancı




fotoğraf: 20 nisan 2010 / sarayburnu

2 yorum:

  1. Bu fotoğraflar, öyle İstanbul İstanbul ki!...
    Ve şiir öyle güzel ki...
    Teşekkürler!

    YanıtlaSil
  2. Kiziyorum artik sairlere... Ilk sevgilinin gulusu bir nisan havasidir herhalde... Ya da temmuzdur, yazdir, gunestir, aydir, kistir, kardir.. Hep hatirlanir zaten ilk sevgili, ruzgara filan gerek yok...

    Ya son sevgili..? Hangi fotografta, hangi siirde, hangi kadehte, hangi mevsimde hatirlanir, hangi ruzgarda eser?

    Ben hep huysuzum.. Aldirmayin... Siir cok guzel, fotograflar huzunlu biraz...

    YanıtlaSil