canlarına değsin


Yusuf ÇOPUR
Türkçe Öğretmeni

Şehir kitapları, üstünde yaşadığımız coğrafyanın “görünmeyen”, “bilinmeyen”lerini sadece fiziki değil aynı zamanda manevi iklimini de bizlere sunması bakımından oldukça önemli. Türk edebiyatında çok fazla örneği bulunmayan (bunda bu kitaplara ilginin olmamasının payı büyük) şehir kitaplarının okunması ve okutulması, bilinçli bireyler yetiştirmekte önemli olduğuna inanıyorum. Şehir kitaplarını okumayı sevmeyen, merak etmeyen, yaşadığı şehirle ilgili bildikleri, sokak adlarından müteşekkil bir toplumca nasıl keşfedileceğini bilmemenin çaresizliğiyle bu ay sizlere bir şehir kitabını anlatacağım. Bu sözlerimi “ağır” bulanlar olacaktır belki ama hakikat budur. Dileyenler şehir kitaplarının satışlarını, okunma oranlarını araştırabilir.

Mehmet Saraç, Everest yayınlarından çıkan "Canlarına Değsin" kitabında tarihi şehrimiz Urfa’yı anlatıyor. Mimari, tarihi değerlerine fazla yer vermese de yazar kitapta, Urfa kültürünü (özellikle yemek) kendi yaşanmışlıklarıyla roman tadında okurla paylaşıyor.

Urfa’nın Yemekleri

Yazar, romanın hemen her bölümünden sonra derkenar şeklinde, bir Urfa yemeğini ve o yemeğin Urfa kültüründeki anlamını ve tarifini veriyor. Bir yandan 1950’li yılların Urfa’sında yazarla birlikte çocuk oluyor, mahalle maçlarına katılıp, mahalle büyüğünce yırtılan plastik topa üzülürken bir yandan da Urfa yemeklerinin kokusunu duyuyorsunuz.

İşte onlardan biri: Haşhaş Kebabı. Urfa’da her hastanın canının çektiği nar kebap olurmuş. Hastaya her türlü kebap iyi gelmeyeceğinden, hasta da kebaptan vazgeçmediğinden en uygun kebap Haşhaş kebabıymış. “Çünkü saf kuzu eti ve taş fırında pişirilen, lavaş ekmekle bir çimdik tuz karıştırıldıktan sonra kömür ateşinde" pişermiş bu kebap. Bunun yanında, Lıklıklı kifte, tirit, Yahudi kiftesi, tirşik kitapta tarifi ve tarihi verilen bazı yemeklerden.

Kadınlar Hep…

Yazar çocukluğundan yola çıkarak anlattığı Urfa’nın günlük hayatını tüm yönleriyle anlatıyor. Bir memur çocuğu olan yazarın ailesinde de (ister memur olsun, ister çiftçi, ister bürokrat değişmiyor hiçbir zaman) yükü çeken, fedakârlık yapan annesi olmuş. Bugün bile değişmeyen bu gerçek sanırım kadınların kaderine yazılmış. Nedense hep fedakâr olmak onlardan beklenir, onlar hep anlayışlı olmalıdır.

Neyse yine kitaba dönelim. İşte yazarın dilinden birkaç cümle “Annem gün geldi yine hamile kaldı. Biz, iki yaramaz oğlan, bir bebek, bir de babam, etti mi dört! Oğlanları okula, adamı işe yolla, kıza bak, bütün gün evi topla, sil süpür her yanı ve yemeği yap gaz ocağıyla. Buna can mı dayanır, dayanırdı annem.” Bu cümleleri okurken kendi annemi koydum “anne” geçen her kelimenin yerine. Hiç değişmedi anlamı. Biliyorum ki hangimiz kendi annemizi koysak değişmeyecek aynı gerçek. Peki neden? Sanırım biz erkekler burada kendimizi sorgulamalıyız.

Eserde, ülkemizin yaşadığı tarihi dönemeçlerin yansımalarını da görmek mümkün. Günlerden 27 Mayıs’tır. Yazar, bu dönemde babasının memuriyeti nedeniyle Nizip’tedir. “Babam terasa çıktı, bizi de çağırdı yanına ki meydanda tanklar, dizi dizi jemselerve etrafında askerler hepsinin eli silahlı. Babam ”İhtilal olmuş sokağa çıkmak yasak.” dedi. İnsanlar getirildi sokak aralarından jemselere bindirildi ve götürüldü…”

Çocukluğumdan Bir Parça…

Mehmet Saraç’ın Canlarına Değsin’i okurken hemen her sayfada kendi çocukluğumdan bir parça gördüm. Yemek azıcık gecikince ağlamalar, aynı yemek birkaç gün arayla bile olsa yapıldığında yakınmalar, beğenmemeler. Komşu kızını balkonda saatlerce beklemeler. Aslında herkesin çocukluğunda yaşadıklarından bir parça var. Evrensel bir çocukluk çizmiş yazar mizahi anlatımıyla.

Şehir kitaplarını seven, merak eden, Urfa’da yaşayan orta halli bir ailenin günlük yaşamını, Urfa’da çocuk olmayı, yöre yemeklerini, şehrin gelenek ve göreneklerini merak eden herkes için okunası bir kitap.

Son olarak bu kitabı ve bundan sonraki (umarım olur) okuyacağınız şehir kitaplarından önce A. Turan Alkan’ın Aksiyon’da yer alan (http://www.aksiyon.com.tr/yazarDetay.do?haberno=17530) Şehir Kitapları başlıklı makalesini muhakkak okumanızı salık veririm.

İyi okumalar. Sevgiyle kalın vesselâm

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder